Yahudilere Çağrı

Andrea Mantegna · İsa’nın Tapınağa Sunuluşu

Bu sayfa Yahudi dostlarımıza saygıyla yazıldı. İsa da, annesi Meryem de, havarilerin hepsi de Yahudiydi. Burada Nasıralı İsa’nın, İsrail’in beklediği Mesih olduğuna neden inandığımızı Tanah’ın kendi sözleriyle anlatıyoruz. Kimseyi küçümsemeden, kendi tarihimizin ayıplarını saklamadan.

Bu sayfa, Katolik Kilisesi’nin Yahudilikle ilişkiler üzerine belgelerine göre yazıldı: II. Vatikan Konsili’nin Nostra Aetate bildirisi (1965), Yahudilikle Dini İlişkiler Komisyonu’nun yönergeleri (1974, 1985), “Hatırlıyoruz” (1998) ve “Tanrı’nın Armağanları ve Çağrısı Geri Alınmaz” (2015). Tanah yorumlarında Yahudi Mesih inancıyla ilgili münazaralardan, özellikle Michael L. Brown ve Brant Pitre’nin çalışmalarından yararlandık. Kutsal Kitap ve Katekizm göndermelerine tıklayarak metinleri kendiniz okuyabilirsiniz. Tanah, Yahudilerin kutsal kitabıdır; Hristiyanlar aynı kitaba Eski Ahit der.

Özet Geç :)

  1. 1İsa bir YahudiydiAnnesi, havarileri ve ilk kilisesi Yahudiydi. Kilise bunu hiç unutmamalıydı.Tümünü oku
  2. 2Önce bir özürHristiyanların Yahudilere yaptığı kötülükler İsa’nın öğrettiklerine ihanetti. Kilise bunun için af diledi.Tümünü oku
  3. 3Ne söylüyoruz, ne söylemiyoruzTanrı Yahudi halkından vazgeçmedi. Biz yalnızca bildiğimiz en güzel şeye tanıklık ediyoruz.Tümünü oku
  4. 4Mesih ne zaman gelecekti?Daniel, Hagay ve Malaki’ye göre Mesih, İkinci Tapınak yıkılmadan önce gelmeliydi. Tapınak MS 70’te yıkıldı.Tümünü oku
  5. 5Acı çeken kulYeşaya 53, halkının günahları için ölen ve sonra yeniden yaşayan masum birini anlatır. Eski rabbiler de onu Mesih’e bağladı.Tümünü oku
  6. 6Kan, kurban ve kefaretTora’nın merkezinde kurban vardır. Tapınak yıkıldığından beri sunak yok. Kefaret nerede?Tümünü oku
  7. 7Deldikleri kişiMezmur 22 ve Zekeriya 12, delinen birinden söz eder. Talmud bunu Mesih’le ilişkilendirir.Tümünü oku
  8. 8Tanrı bir. Peki Mesih kim?Biz de Şema’yı söyleriz. Ama Tanah, Tanrı’nın insanlara görünen bir yüzünü de anlatır.Tümünü oku
  9. 9“Ama dünyada hâlâ barış yok”Tanah Mesih’i iki şekilde anlatır: alçakgönüllü bir eşeğin üstünde ve göğün bulutlarıyla. Biz ikisine de inanıyoruz.Tümünü oku
  10. 10“İsa Tora’yı kaldırdı”İsa Tora’yı yaşadı ve “kaldırmaya değil, tamamlamaya geldim” dedi. Pavlus ömrünün sonuna kadar Yahudi kaldı.Tümünü oku
  11. 11“Matta Tanah’ı yanlış aktardı”Matta, Tanah’ı kendi çağının Yahudi yorumcuları gibi okudu, hem de onlardan daha dikkatli.Tümünü oku
  12. 12Neden binlerce Yahudi inandı?İlk inananların hepsi Yahudiydi. Korkup saklanan bir avuç insanı değiştiren şey, Mesih’i dirilmiş görmeleriydi.Tümünü oku
  13. 13“Hristiyan olursam Yahudi olmaktan çıkarım”Hayır. İsrail’in Mesih’ine inanmak, İsrail’den kopmak değildir. Bunun canlı örnekleri var.Tümünü oku

I. Bölüm

Aynı ailenin çocukları

Rembrandt (gravür) · Sinagogda Yahudiler

1İsa bir Yahudiydi

Hristiyanlığı anlamak isteyen herkes şu basit gerçekle başlamalı: İsa bir Yahudiydi. Sekizinci gününde sünnet edildi (Luka 2:21). Annesi Meryem onu Tapınağa götürdü ve Tora’nın emrettiği sunuyu verdi (Luka 2:22-24). Cumartesileri sinagoga gitti, bayramları Kudüs’te kutladı, Tora’dan ve peygamberlerden öğretti. Onu dinleyenler ona “Rabbi” dedi.

Annesinin adı Miryam’dı. Petrus’un adı Şimon, Pavlus’un adı Şaul’du. On iki havarinin hepsi Yahudiydi. Kudüs’teki ilk kilise, yani İsa’ya inananların ilk topluluğu, tamamen Yahudilerden oluşuyordu. Elçilerin İşleri, Kudüs’te “on binlerce” Yahudinin İsa’ya inandığını ve hepsinin “Kutsal Yasa’ya bağlı” olduğunu anlatır (Elçilerin İşleri 21:20). İlk büyük tartışma, Yahudilerin İsa’ya inanıp inanamayacağı değildi. Tersine, Yahudi olmayanların da bu imana katılıp katılamayacağıydı (Elçilerin İşleri 15).

İsa, Samiriyeli kadına “Kurtuluş Yahudilerdendir” dedi (Yuhanna 4:22). Pavlus da Yahudiler için şöyle yazdı: “Oğulluk, yüce varlık, antlaşmalar, Yasa, tapınma ve vaatler onlarındır. Atalar onlarındır ve Mesih de insan olarak onlardan gelir” (Romalılar 9:4-5).

Kilise bunu unutmadı ama zaman zaman unutmuş gibi davrandı. Bugün açıkça söylüyor: Yahudilikle ilişki, Kilise için başka bir dinle ilişki gibi değildir. Yahudi halkının Tanah’ta görülen imanı, Hristiyan imanının temelidir (KKK 839). Papa II. Yuhanna Pavlus 1986’da Roma Sinagogu’nu ziyaret ettiğinde Yahudilere “sevgili kardeşlerimiz, bir anlamda ağabeylerimiz” diye seslendi. Papa XI. Pius ise Nazizmin yükseldiği yıllarda “Ruhen hepimiz Samiyiz” demişti.

Tanrı İsrail’le yaptığı antlaşmayı hiçbir zaman geri almadı (KKK 121). Pavlus’un dediği gibi, “Tanrı’nın armağanları ve çağrısı geri alınmaz” (Romalılar 11:29).

2Önce bir özür

Yahudi bir okurun bu sayfaya kuşkuyla bakmasını anlıyoruz. Yüzyıllar boyunca İsa’nın adı, Yahudilere acı çektirmek için kullanıldı. Zorla vaftizler, gettolar, sürgünler, “kan iftirası” gibi korkunç yalanlar ve “Tanrı katili” suçlaması yaşandı. Bunları hatırlamak acı veriyor, ama unutmak daha büyük bir haksızlık olur. Bu kötülüklerin hepsi İsa’nın öğrettiklerine ihanetti. O, düşmanı sevmeyi öğretti ve kendini çarmıha gerenler için “Baba, onları bağışla” diye dua etti (Luka 23:34).

Holokost, Hristiyan Avrupa’nın ortasında yaşandı. Nazizm Hristiyanlığa da düşmandı. Yine de Kilise, “Hatırlıyoruz” (1998) belgesinde, yüzyıllardır süren Yahudi karşıtı önyargıların birçok Hristiyanın vicdanını uyuşturduğunu kabul etti. Bu belgeyi bir tövbe, İbranice deyişle bir “teşuva” olarak sundu.

2000 yılında Papa II. Yuhanna Pavlus Kudüs’te Ağlama Duvarı’nın taşları arasına bir dua bıraktı:

Atalarımızın Tanrısı, adını uluslara duyursun diye İbrahim’i ve soyunu seçtin. Tarih boyunca senin bu çocuklarına acı çektirenlerin davranışlarından derin üzüntü duyuyoruz. Senden af diliyor, Antlaşma halkıyla gerçek bir kardeşliğe bağlanmak istiyoruz.

Papa II. Yuhanna Pavlus, Ağlama Duvarı, 26 Mart 2000

Kilise ayrıca şunu açıkça öğretir: İsa’nın ölümünün suçu ne o gün yaşayan bütün Yahudilere ne de bugünkü Yahudilere yüklenebilir. Yahudiler Tanrı tarafından reddedilmiş ya da lanetlenmiş gibi gösterilemez (Nostra Aetate 4). Katekizm daha da ileri gider: Mesih’in acılarından asıl sorumlu olanlar, günahlarıyla onu çarmıha gerenlerdir, yani hepimiz. Bu sorumluluk en çok da Hristiyanlara düşer (KKK 597-598).

Yuhanna İncili’nde “Yahudiler” diye çevrilen kelime çoğu yerde bütün halkı değil, İsa’ya karşı çıkan Kudüs’teki yöneticileri anlatır. İsa’nın kendisi, annesi, öğrencileri ve onu sevinçle karşılayan kalabalıklar da Yahudiydi. Ferisileri de yalnızca kötü örnek olarak göstermek haksızlıktır. Pavlus “Ben Ferisiyim” demekten çekinmedi (Elçilerin İşleri 23:6). Gamaliel gibi bilge Ferisiler, havarileri ölümden kurtardı (Elçilerin İşleri 5:34-39).

3Ne söylüyoruz, ne söylemiyoruz

Bu sayfa bir saldırı değil, bir davettir. Kilise, Yahudilere yönelik örgütlü bir misyon yürütmez ve desteklemez. Ama her Hristiyandan, İsa Mesih’e olan imanına Yahudilere de tanıklık etmesini ister. Bunu “alçakgönüllü ve özenli bir şekilde, Yahudilerin Tanrı Sözü’nün taşıyıcıları olduğunu kabul ederek ve özellikle Holokost’un büyük trajedisini göz önünde tutarak” yapmalıdır (“Tanrı’nın Armağanları ve Çağrısı Geri Alınmaz”, 40). Biz de bunu yapmaya çalışıyoruz.

Söylemediklerimiz

  • Yahudilerin Tanrı tarafından reddedildiğini söylemiyoruz. Antlaşma geri alınmadı.
  • Yahudilerin lanetli olduğunu ya da İsa’nın ölümünden toplu olarak suçlu olduğunu söylemiyoruz.
  • İsa’ya inanmadan ölen Yahudilerin kurtulamadığını söylemiyoruz. Kilise’ye göre Yahudilerin Tanrı’nın kurtuluşuna nasıl katıldığı “anlaşılmaz bir ilahi gizem” olarak kalır (“Armağanlar”, 36).
  • Yahudiliği ruhsuz bir kurallar dini olarak görmüyoruz. Tanrı’yı bütün yürekle sevmek (Yasa’nın Tekrarı 6:5) ve komşuyu kendin gibi sevmek (Levililer 19:18) Tora’nın emirleridir. İsa bunları en büyük iki emir olarak Tora’dan aktardı.

Söylediklerimiz

  • Herkesin kurtuluşu için tek bir Kurtarıcı vardır. Kilise iki ayrı kurtuluş yolu olduğuna inanmaz (“Armağanlar”, 35).
  • Tanah’ın birçok yeri, Nasıralı İsa’da benzersiz bir şekilde gerçekleşmiştir. Bunu aşağıda tek tek göstermeye çalışıyoruz.
  • Yahudilerin Tanah’ı kendi geleneklerine göre okuması da mümkün bir okumadır. Kilise bunu kabul eder (Papalık Kutsal Kitap Komisyonu, 2001, 22). Biz kendi okumamızı sunuyoruz ve okuru, metinleri kendisinin açıp okumaya davet ediyoruz.

Son olarak bir ortak noktamız var: İkimiz de Mesih’i bekliyoruz. Yahudiler onun ilk kez gelmesini, Hristiyanlar ikinci kez gelmesini bekler (KKK 840). Bu bekleyiş bizi birbirimize düşman değil, yol arkadaşı yapmalı.

II. Bölüm

Tanah’taki işaretler

Michelangelo · Peygamber Yeşaya

4Mesih ne zaman gelecekti?

Yahudi geleneği Mesih’i bugün hâlâ bekler. Ama Tanah’ta, onun geleceği zamanı belli bir olaya bağlayan üç metin var. Üçü de Kudüs’teki İkinci Tapınak’tan söz eder. Bu Tapınak, Babil sürgününden sonra yeniden yapılmış ve MS 70’te Romalılar tarafından yıkılmıştı.

Peygamber Daniel · Michelangelo

1. Hagay: daha büyük bir görkem

Sürgünden dönenler İkinci Tapınağı yaptığında yaşlılar ağladı, çünkü yeni Tapınak Süleyman’ınkinin yanında çok mütevazıydı. Tanrı peygamber Hagay aracılığıyla şöyle dedi: “Bu tapınağın son görkemi, ilkinden daha büyük olacak. Bu yere esenlik vereceğim” (Hagay 2:9). Ama Talmud, İkinci Tapınak’ta beş şeyin eksik olduğunu kabul eder: Antlaşma Sandığı, gökten inen ateş, Tanrı’nın görünür varlığı (Şekina), Kutsal Ruh ve Urim ile Tummim (Yoma 21b). Peki bu Tapınağın görkemi nasıl daha büyük oldu? Bizim cevabımız şu: Tanrı’nın kendisi o Tapınağa insan olarak girdi.

2. Malaki: Rab ansızın Tapınağına gelecek

“Önümden yolu hazırlasın diye ulağımı gönderiyorum. Aradığınız Rab ansızın tapınağına gelecek” (Malaki 3:1). Bu sözler İkinci Tapınak döneminde söylendi. O Tapınak artık yok. Demek ki Rab’bin ziyareti o Tapınak ayaktayken gerçekleşmeliydi.

3. Daniel: yetmiş hafta

Daniel kitabı, Kudüs’ün yeniden yapılması emrinden başlayarak bir süre verir. Bu süre içinde “isyan sona erecek, günaha son verilecek, suç bağışlanacak ve sonsuz doğruluk getirilecek.” Sonra “meshedilmiş biri ortadan kaldırılacak.” Ardından gelecek bir önderin halkı, “kenti ve kutsal yeri yıkacak” (Daniel 9:24-26). Başlangıç yılının hesabı üzerine farklı görüşler var. Ama sıra açık: önce meshedilmiş biri öldürülecek, sonra kent ve Tapınak yıkılacak.

Rabbiler de Daniel’i dikkatle okudu. Talmud’da yer alan bir görüşe göre, Mesih’in gelişi için belirlenen bütün süreler çoktan geçti ve artık her şey tövbeye bağlıdır (Sanhedrin 97b). Bu dürüst bir itiraf. Biz ise bu sürelerin geçmediğini, tam zamanında dolduğunu düşünüyoruz.

Talmud ilginç bir şey daha kaydeder: Tapınağın yıkılışından kırk yıl önce, yani yaklaşık MS 30 yılında, Kefaret Günü’nün işaretleri değişmeye başladı. “Rab için” kurası artık sağ ele çıkmadı, kırmızı yün beyaza dönmedi ve Tapınak’taki batı kandili yanmaz oldu (Yoma 39b). Hristiyanlar bu tarihin, İsa’nın Kudüs’te çarmıha gerildiği tarihe ne kadar yakın olduğunu fark etmeden edemez.

Kısacası Mesih, Tapınak ayaktayken gelmeli, Tapınağı ziyaret etmeli ve Tapınak yıkılmadan önce ölmeliydi. MS 70’ten önce gelip Mesih olduğunu söyleyen, Tapınakta öğreten, ölüp sonra milyonlarca insanı İsrail’in Tanrısı’na yönelten başka bir aday yoktur.

5Acı çeken kul: Yeşaya 53

Yahudi okuyucuya ricamız şu: Yeşaya 52:13’ten 53:12’ye kadar olan bölümü, hiçbir yorum okumadan bir kez baştan sona okuyun. Sonra kendinize sorun: Bu kim?

Ecce Homo · Caravaggio

Metindeki kul masumdur: “Hiç zorbalık etmemiş, ağzından hile çıkmamıştı” (Yeşaya 53:9). Kendi günahları için değil, başkalarının günahları için acı çeker: “O bizim isyanlarımız yüzünden yaralandı, suçlarımız yüzünden ezildi. Esenliğimiz için gelen ceza ona verildi, onun yaralarıyla şifa bulduk” (Yeşaya 53:5). Ölür: “Yaşayanlar diyarından koparıldı” ve bir mezara konur (Yeşaya 53:8-9). Ama hikâye mezarda bitmez. Canını suç sunusu (aşam) olarak verdikten sonra “soyunu görecek, ömrü uzayacak” ve “birçoklarını aklayacak” (Yeşaya 53:10-11).

Bu kul İsrail halkı olabilir mi?

Rashi’den (11. yüzyıl) bu yana birçok Yahudi yorumcu kulu İsrail halkı olarak okur. Bu okumaya saygı duyuyoruz. Gerçekten de Yeşaya’nın önceki bölümlerinde “kulum İsrail” sözü geçer (Yeşaya 41:8). Ama bu bölümde dikkat çeken birkaç şey var:

  • Kul masumdur. Oysa aynı peygamber, halkın sürgüne kendi günahları yüzünden gittiğini açıkça söyler (Yeşaya 50:1; 59:2). Tanrı’nın gözünde her insan gibi İsrail de günahsız değildir.
  • Kul, peygamberin “halkı” için cezalandırılır: “Halkımın isyanı yüzünden vuruldu” (Yeşaya 53:8). Peygamberin halkı İsrail’dir. Yani kul, İsrail için acı çeken biridir.
  • Yeşaya 49’da “İsrail” diye çağrılan kulun görevi, “Yakup’u Tanrı’ya geri döndürmek”tir (Yeşaya 49:5-6). Halkın kendisi, kendini geri döndüremez. Bu kul, İsrail’in görevini tek başına yerine getiren biridir.

Eski rabbiler ne dedi?

Mesih’in acı çekeceği fikri Hristiyanların icadı değildir. Aramice Tanah çevirisi Targum Yonatan, bölümün ilk ayetini “İşte kulum Mesih başarılı olacak” diye çevirir. Talmud’da rabbiler Mesih’in adını tartışırken bazıları onu “cüzamlı bilge” diye anar ve “Gerçekten hastalıklarımızı o yüklendi” ayetini kanıt gösterir (Sanhedrin 98b). Midraş Tanhuma, 52:13’teki kulun “İbrahim’den, Musa’dan, hatta hizmet eden meleklerden daha yüce olacağını” söyler. Zohar (II, 212a) ise şöyle der: “Kutsal Olan, dünyaya şifa vermek istediğinde aralarından doğru bir adamı vurur ve onun hatırına hepsini iyileştirir.” Sonra Yeşaya 53:5’i aktarır.

Bir rabbiyle yapılan bir radyo tartışmasında rabbi, metnin İsrail’i değil, halka gönderilip acı çeken bütün peygamberleri anlattığını savundu. Ama hangi peygamber “İbrahim’den ve Musa’dan daha yüce” olmuştu? Hangisinin yaralarıyla halk şifa bulmuştu? Yeşaya metni tekil konuşur: o, onun yaraları, onun canı. Biz de metni olduğu gibi okuyoruz.

Matta bu kulun, İsa’nın kendisi olduğunu söyler. İsa da son akşam yemeğinde şarabı kutsarken “birçokları için akıtılan kanım” dedi (Markos 14:24). Bu, Yeşaya 53:12’nin sesidir: “Birçoklarının günahını yüklendi.”

6Kan, kurban ve kefaret

Musa’nın Tora’sında tövbe önemlidir. Ama Tora’nın büyük kısmı kurbanlardan, sunaktan ve Kefaret Günü’nden söz eder. “Bedenin canı kandadır. Canlarınızın kefareti için onu size sunakta verdim” (Levililer 17:11). Talmud da bunu kısaca söyler: “Kan olmadan kefaret olmaz” (Yoma 5a; Menahot 93b).

İshak’ın Kurban Edilmesi · Caravaggio

Peygamberler kurbana değil, ikiyüzlülüğe karşı çıktı. Yeşaya, kalpten olmayan kurbanları kınadığı aynı yerde, kalpten olmayan duaları ve Şabat’ları da kınar (Yeşaya 1:11-15). Kimse bundan duanın gereksiz olduğu sonucunu çıkarmaz. Davut, “Kırık bir yürek, Tanrı’nın istediği kurbandır” dedikten hemen sonra sunakta kurban sunulacağını söyler (Mezmur 51:17-19).

Tapınak yıkıldığından beri

MS 70’ten beri sunak yok. Kefaret Günü’nün kanı, Tora’nın tarif ettiği şekilde sunulamıyor. Bilge Rabbi Yohanan ben Zakkay o zaman öğrencilerini teselli etti: Artık merhamet ve iyilik, kurbanın yerini tutacaktı. Biz Katolikler bu sözü küçümsemeyiz. Tövbe, dua, oruç ve sadaka bizim için de değerlidir (Tobit 12:9). Ama şunu sormadan edemeyiz: Tora’nın bu kadar özenle kurduğu kurban düzeni, sadece kısa bir dönem için miydi? Yoksa daha büyük bir kurbanı mı gösteriyordu?

İshak’ın bağlanışı

Tora’nın en dokunaklı sahnelerinden biri Moriya dağındaki olaydır (Yaratılış 22). İbrahim, sevgili oğlu İshak’ı sunmak üzere götürür. İshak odunları sırtında taşır. Babasına “Kuzu nerede?” diye sorar. İbrahim, “Tanrı kuzuyu kendisi sağlayacak” der. Rabbilerin geleneğinde İshak, gönüllü olarak bağlanan yetişkin bir gençtir. Yaratılış Rabba, odunları taşıyan İshak’ı “çarmıhını omzunda taşıyan biri gibi” diye anlatır (56:3). Levililer Rabba, Tapınak’ta her sabah ve akşam sunulan kuzuların, Tanrı’ya İshak’ın bağlanışını hatırlattığını söyler (2:11). Roş Aşana duasında Yahudiler bugün de Tanrı’dan, İshak’ın bağlanışını hatırlayıp soyuna merhamet etmesini diler.

Moriya dağı, sonradan Tapınağın yapıldığı yerdir (2. Tarihler 3:1). İshak ölmedi, yerine bir koç sunuldu. Biz inanıyoruz ki yüzyıllar sonra, aynı şehirde, Tanrı’nın kendisi “kuzuyu sağladı.”

Doğrunun ölümü kefaret olur

Talmud, “doğruların ölümü kefaret sağlar” der (Moed Katan 28a). Yahudi tarihinde birçok bilge, ölümünün halkı için kefaret olmasını dilemiştir. Bu bir insan kurbanı değildir. Masum birinin, başkaları için kendi canını gönüllü olarak vermesidir. İsa bunu kendisi seçti: “Canımı kimse benden alamaz, ben onu kendiliğimden veriyorum” (Yuhanna 10:18).

Fısıh kuzusu

Fısıh Yemeği · Dieric Bouts

Mısır’daki ilk Fısıh’ta ölüm meleği, kapılarında kuzunun kanını gören evlerin üstünden geçti (Çıkış 12:13). Kuzu kusursuz olmalıydı, kanı akıtılmalı ve eti yenmeliydi. İsa, Fısıh bayramında Kudüs’te çarmıha gerildi. Ondan bir gün önce öğrencileriyle yediği yemekte ekmeği ve şarabı kendi bedeni ve kanı olarak verdi. Mişna, “Her kuşakta insan kendini Mısır’dan çıkmış gibi görmelidir” der (Pesahim 10:5). Katolikler her ayinde bu yeni Fısıh’ı kutlar: “Fısıh kuzumuz Mesih kurban edildi” (1. Korintliler 5:7).

7Deldikleri kişi: Mezmur 22 ve Zekeriya 12

Peygamber Zekeriya · Michelangelo

Zekeriya peygamber, Tanrı’nın ağzından gelecekteki bir günü anlatır: “Davut soyunun ve Kudüs’te yaşayanların üzerine lütuf ve yakarış ruhu dökeceğim. Deldikleri bana bakacaklar. Biricik oğlu için yas tutan biri gibi onun için yas tutacaklar” (Zekeriya 12:10). Cümlede ilginç bir geçiş var: “Bana bakacaklar” ve “onun için yas tutacaklar.” Delinen kişi hem Tanrı’yla bir tutulur hem de ondan ayrı anılır. Talmud bu ayetin Mesih’ten, Yusuf oğlu Mesih’ten söz ettiğini söyleyen bir görüşü aktarır (Sukka 52a). Zekeriya’nın devamında bu yasın ardından “günahtan ve kirlilikten arındıracak bir pınar” açılır (Zekeriya 13:1).

Mezmur 22, Davut’un en karanlık mezmurudur. “Tanrım, Tanrım, neden beni bıraktın?” diye başlar. İsa çarmıhta bu sözlerle haykırdı (Matta 27:46). Mezmurda alay eden kalabalık, susuzluk, kemiklerin sayılması ve giysilerin kura ile paylaşılması anlatılır (Mezmur 22:7-8, 15-18). Bugünkü İbranice metinde 16. ayet “aslan gibi ellerimi ve ayaklarımı” der. Ama MÖ 3. yüzyılda Yahudilerin yaptığı Yunanca çeviri (Septuagint) ve Lut Gölü yakınındaki Nahal Hever’de bulunan eski bir İbranice elyazması “deldiler” diye okur. Bu, Hristiyanların değil, Yahudi metin geleneğinin kendi içindeki bir farktır. Yeni Ahit bu ayeti hiç aktarmaz bile.

Mezmurun sonu daha da şaşırtıcıdır. Acı çeken bu kişi kurtarılır ve onun kurtuluşu sayesinde “dünyanın bütün uçları hatırlayıp Rab’be dönecek, ulusların bütün aileleri onun önünde eğilecek” (Mezmur 22:27). Davut’un kendi hayatında böyle bir şey olmadı. Ama bugün dünyanın dört bir yanında iki milyardan fazla insan, İbrahim’in, İshak’ın ve Yakup’un Tanrısı’na dua ediyor. Hepsi bu yola, Nasıralı bir Yahudi aracılığıyla geldi.

8Tanrı bir. Peki Mesih kim?

“Dinle, ey İsrail! Tanrımız Rab tek Rab’dir” (Yasa’nın Tekrarı 6:4). Şema, Yahudi imanının kalbidir. Hristiyanların da kalbidir. İsa en büyük emri sorana Şema ile cevap verdi (Markos 12:29). Hristiyanlar üç tanrıya inanmaz. Tek bir Tanrı’ya inanır.

Kutsal Üçlü · Andrey Rublyov

Kilise, Yahudi ruhunun Tanrı’nın yüceliği konusunda ne kadar hassas olduğunu biliyor. Tanrı’nın insan olduğu fikrinin bir Yahudi için neden bu kadar zor olduğunu anlıyor (1974 Yönergeleri, I). Bu yüzden zorlamadan, sadece Tanah’ın kendisinin gösterdiklerini sıralıyoruz:

  • Tanrı görülemez: “Kimse beni görüp yaşayamaz” (Çıkış 33:20). Ama Rab İbrahim’e üç adamla birlikte görünür, onunla yemek yer ve konuşur. Sonra iki “melek” Sodom’a gider, Rab ise İbrahim’le konuşmaya devam eder (Yaratılış 18:1-2, 22; 19:1). Rublev’in yukarıdaki ikonası bu sahneyi resmeder.
  • “Rab’bin meleği” yanan çalıdan konuşur ve “Ben babanın Tanrısı’yım” der (Çıkış 3:2-6). Yakup için “Beni kötülükten kurtaran melek” ile Tanrı aynı cümlede anılır (Yaratılış 48:15-16).
  • Aramice Targumlar, Tanrı’nın insanlarla ilişkisini çoğu zaman “Rab’bin Sözü” (Memra) aracılığıyla anlatır. Yuhanna İncili de böyle başlar: “Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı’yla birlikteydi ve Söz Tanrı’ydı. Söz insan oldu ve aramızda yaşadı” (Yuhanna 1:1, 14).
  • Yeşaya’da doğacak çocuğun adlarından biri “Güçlü Tanrı”dır (El Gibbor, Yeşaya 9:6). Aynı unvan bir sonraki bölümde Tanrı için kullanılır (Yeşaya 10:21). Yeremya’da Davut’un soyundan çıkacak Filiz’in adı “Rab Doğruluğumuzdur”dur (Yeremya 23:5-6). Talmud bu ayeti, Mesih’in Kutsal Olan’ın adıyla anılacağına kanıt gösterir (Bava Batra 75b).
  • Daniel, “insanoğluna benzeyen” birinin göğün bulutlarıyla gelip Tanrı’nın önüne çıktığını ve bütün ulusların ona hizmet edeceğini görür (Daniel 7:13-14). Tanah’ta bulutlarla gelen hep Tanrı’dır. İsa’nın en sevdiği unvan “İnsanoğlu”ydu.

Yahudi Teoloji Semineri’nden Profesör Benjamin Sommer, “Tanrı’nın Bedenleri” adlı kitabında şöyle yazar: Yahudiliğin kendi klasik kaynaklarına duyarlı hiçbir Yahudi, yeryüzünde bir bedeni, bir Kutsal Ruhu ve göksel bir görünümü olan Tanrı modelini Yahudilik dışı diye suçlayamaz. Sommer Hristiyan değildir ve başka nedenlerle Hristiyanlığı kabul etmez. Ama bu konuda dürüsttür.

Biz bir insana tapmıyoruz. Tek Tanrı’ya, kendini Sözü’nde ve Ruhu’nda gösteren Tanrı’ya tapıyoruz. Pavlus İsa’ya diz çöken her dilin, bunu “Baba Tanrı’nın yüceliği için” yaptığını söyler ve bunu Yeşaya’dan aktarır (Filipililer 2:10-11; Yeşaya 45:23).

III. Bölüm

Akla gelen itirazlar

Giotto · İsa’nın Kudüs’e Girişi

9“Ama dünyada hâlâ barış yok”

Bu, en güçlü ve en dürüst itirazdır. Bir münazarada Rabbi Michael Gold bunu şöyle özetledi: “Dünyaya bakıyorum. Barış var mı? Hayır. Tapınak yeniden yapıldı mı? Hayır. Uluslar hâlâ birbirine kılıç kaldırıyor.” Peygamberler gerçekten de kılıçların saban demirine dönüştüğü (Yeşaya 2:4), kurtla kuzunun birlikte yaşadığı (Yeşaya 11:6) bir gelecek vaat eder.

İsa’nın Kudüs’e Girişi · Giotto

Ama Tanah Mesih’i iki farklı şekilde anlatır. Zekeriya’da Kudüs’e “alçakgönüllü, bir eşeğin üstünde” gelir (Zekeriya 9:9). Daniel’de ise “göğün bulutlarıyla” gelir (Daniel 7:13). Talmud bu iki resmi şöyle uzlaştırmaya çalışır: İsrail layık olursa Mesih bulutlarla, layık olmazsa eşeğin üstünde gelecek (Sanhedrin 98a). Biz ise ikisinin de gerçekleşeceğine inanıyoruz. Mesih önce alçakgönüllü bir şekilde geldi. Sonra yüceliğiyle gelecek.

Yeşaya 49’daki kul önce kendi halkına gönderilir ve emeğinin boşa gittiğini düşünür. Tanrı ona şöyle der: “Yakup’un oymaklarını yalnızca yeniden ayağa kaldırman az bir şey olur. Seni ulusların ışığı yapacağım ki, kurtarışım dünyanın uçlarına ulaşsın” (Yeşaya 49:6). Bu tam olarak oldu. Yahudi bir öğretmenin öğrencileri, İsrail’in Tanrısı’nı, On Emir’i ve Mezmurları dünyanın uçlarına götürdü.

Bunu en çarpıcı şekilde söyleyen, İsa’yı Mesih olarak kabul etmeyen büyük bir Yahudi bilgedir. Musa ben Meymun (Rambam), Mişne Tora’nın sansürsüz metninde şöyle yazar:

Yaradan’ın düşüncelerini anlamak insanın gücünü aşar. Nasıralı İsa’yla ilgili bütün bu olaylar, Kral Mesih’in yolunu hazırlamak ve bütün dünyayı Rab’be birlikte kulluk etmeye hazırlamak içindir. Çünkü dünya artık Mesih’ten, Tora’dan ve emirlerden söz eden sözlerle dolmuştur. Bu sözler uzak adalara ve birçok halka yayılmıştır.

Rambam, Mişne Tora, Hilhot Melahim, 11. bölüm

Peygamberler aynı zamanda İsrail’in uzun bir süre kralsız ve kurbansız kalacağını, “sonra” geri dönüp “Tanrıları Rab’bi ve kralları Davut’u arayacağını” söyler (Hoşea 3:4-5). İsa da Kudüs için ağlarken şöyle dedi: “‘Rab’bin adıyla gelene övgüler olsun’ diyeceğiniz zamana dek beni görmeyeceksiniz” (Matta 23:39). Kilise, Mesih’in yüceliğiyle gelişinin, “bütün İsrail”in onu tanıyacağı güne bağlı olduğunu öğretir (KKK 674). Yani dünyaya barışı getirecek olan, işe başlamış olan Mesih’tir. Bir tüccarın, sözünü verdiği büyük ödemenin bir kısmını peşin yapması gibi. Peşinatı veren, kalanını da getirecektir.

10“İsa Tora’yı kaldırdı, Pavlus yeni bir din kurdu”

İsa şöyle dedi: “Kutsal Yasa’yı ya da peygamberlerin sözlerini geçersiz kılmak için geldiğimi sanmayın. Ben bunları geçersiz kılmaya değil, tamamlamaya geldim” (Matta 5:17). Tora’yı ciddiye aldı, hatta daha da derinleştirdi. “Adam öldürmeyeceksin” emrine öfkeyi, “zina etmeyeceksin” emrine şehvetli bakışı ekledi (Matta 5:21-28).

İsa Din Bilginleri Arasında · Giotto

İsa’nın çağdaşı rabbilerle tartışmaları, Hillel ile Şammay’ın öğrencileri arasındaki tartışmalar gibi, ailenin içindeki tartışmalardı. Tartıştığı konular Tora’nın kendisi değil, onun nasıl uygulanacağıydı. Şabat’ta iyilik yapmanın doğru olup olmadığını sordu (Markos 3:4).

Pavlus’un Yahudiliği bırakıp yeni bir din kurduğu da sıkça söylenir. Oysa Pavlus Kudüs’e döndüğünde Tapınak’ta arınma törenine katıldı. Bunu, “Yasa’ya uygun yaşadığını” herkes görsün diye yaptı (Elçilerin İşleri 21:24-26). Yargılandığında “Ben Ferisiyim, Ferisi oğluyum” dedi (Elçilerin İşleri 23:6). Romalılara “Yasa kutsaldır, buyruk da kutsal, doğru ve iyidir” diye yazdı (Romalılar 7:12). Yahudi olarak çağrılanlara, sünnetli kalmalarını öğütledi (1. Korintliler 7:18). Pavlus’tan önce, Kudüs’te İsa’ya inanan on binlerce Yahudi vardı. Pavlus ilk önce onlara zulmetti, sonra onlara katıldı.

Katolik Kilisesi’nin öğretişi açıktır. Eski Yasa, Tanrı’nın verdiği kutsal bir yasadır. Mesih’e giden yolu hazırladı (KKK 1961-1964). İsa onu kaldırmadı, tamamladı (KKK 577-582). Kurbanlar, rahiplik ve Tapınak onda doruğuna ulaştı. Ahlak yasası ise bugün de geçerlidir. Yeremya, Tanrı’nın bir gün İsrail’le “yeni bir antlaşma” yapacağını söyledi. Bu antlaşmada Yasa taş levhalara değil, yüreklere yazılacaktı (Yeremya 31:31-33). İsa, son akşam yemeğinde kâseyi kaldırıp “Bu kâse, kanımla yapılan yeni antlaşmadır” dedi (Luka 22:20). Yeni antlaşma, eskinin yerine geçen bir düşman değil, onun çiçek açmasıdır.

11“Matta Tanah’ı yanlış aktardı”

Bazı eleştirmenler, Matta’nın Tanah ayetlerini bağlamından kopardığını söyler. Örneğin Matta, Mısır’dan dönen İsa için Hoşea’nın “Oğlumu Mısır’dan çağırdım” sözünü aktarır (Matta 2:15). Oysa Hoşea bunu İsrail halkı için söylemiştir (Hoşea 11:1).

Ama Matta bunu bilerek yapar. Onun anlatısında İsa, İsrail’in hikâyesini yeniden yaşar. Mısır’a iner ve oradan döner, Ürdün’den geçer, kırk gün çölde sınanır ve Tora’dan, Yasa’nın Tekrarı’ndan üç ayetle cevap verir (Matta 4:1-11). Sonra bir dağa çıkıp öğretir. Musa’ya ve İsrail’e olan, Mesih’te yeniden olur. Bu, rabbilerin de kullandığı bir okuma şeklidir. Hatta Matta, kendi çağındaki Kumran yorumcularından ve rabbilerden çoğu zaman daha dikkatlidir.

Matta’nın “Nasıralı diye anılacak” sözü için “peygamberler” dediğine dikkat edin, yani çoğul (Matta 2:23). Tek bir ayet aktarmıyor. Yeşaya, Mesih’i İşay’ın kökünden çıkan bir “filiz” (netzer) olarak anlatır (Yeşaya 11:1). Nasıra adı aynı kökten gelir. Yeremya ve Zekeriya da Mesih’e “Filiz” der (Yeremya 23:5; Zekeriya 6:12).

Bakire mi, genç kadın mı?

Yeşaya 7:14’teki “alma” kelimesinin tam anlamı “genç kız”dır. Bunu dürüstçe kabul ediyoruz. Ama MÖ 3. yüzyılda bu ayeti Yunancaya çeviren Yahudi bilginler “parthenos”, yani bakire kelimesini seçti. Daha da önemlisi, Yeşaya 7-11 bir bütündür. Ayette verilen işaret Davut soyuna verilir. Çocuğun adı “Tanrı bizimle” (İmmanuel) anlamına gelir ve birkaç bölüm sonra aynı çocuğa “Güçlü Tanrı” denir (Yeşaya 9:6). Kimse kendi hikâyesine, ömür boyu “gayrimeşru” suçlaması getirecek bir doğum öyküsü uydurmaz. Müjdeciler bu öyküyü, inandıkları için anlattılar.

Soy kütükleri

Yeremya, Kral Yehoyakin (Yekonya) için “Soyundan kimse Davut’un tahtına oturmayacak” der (Yeremya 22:30). Matta’daki soy kütüğünde Yekonya geçer. Ama aynı Tanah, Yekonya’nın torunu Zerubbabil’e Tanrı’nın “mühür yüzüğü” olacağını söyler (Hagay 2:23). Bu, Yeremya’nın “mühür yüzüğü” lanetinin tersine çevrilmesidir (Yeremya 22:24). Rabbilerin geleneği de Yekonya’nın sürgünde tövbe ettiğini ve kararın kaldırıldığını anlatır. Luka ise soyu Davut’un başka bir oğlu olan Natan üzerinden verir (Luka 3:31). Kral olacak Mesih’in Süleyman’dan değil, Davut’tan gelmesi yeterlidir.

Aynı ölçüyü Tanah için de kullanmalıyız. Tanah’ta da kronolojide ve rakamlarda uyumsuz görünen yerler var. Yahudi yorumcular bunları sabırla açıklar. Yeni Ahit’e de aynı sabrı göstermek adil olur. Tora, “Torbanda iki farklı ağırlık taşımayacaksın” der (Yasa’nın Tekrarı 25:13).

12Neden binlerce Yahudi inandı?

İsa çarmıha gerildiğinde öğrencileri dağıldı. Petrus onu üç kez inkâr etti. Mesih’in ölümü, bir Yahudi için onun Mesih olmadığının kanıtıydı. Çünkü Tora, “ağaca asılan Tanrı’nın lanetine uğramıştır” der (Yasa’nın Tekrarı 21:23). Hikâyenin burada bitmesi gerekirdi.

Pentekost · El Greco

Ama elli gün sonra, Şavuot bayramında, aynı öğrenciler Kudüs sokaklarında İsa’nın dirildiğini ilan etti. Kudüs’te o gün dünyanın dört bir yanından gelen Yahudiler vardı. Elçilerin İşleri’ne göre o gün üç bin kişi vaftiz edildi (Elçilerin İşleri 2:41). Sina dağında Tora verildiğinde, altın buzağı yüzünden yaklaşık üç bin kişinin öldüğünü hatırlayın (Çıkış 32:28). Şavuot, Tora’nın verilişinin bayramıdır.

Bu insanlar korkaktı, sonra canlarını vermeye hazır hâle geldiler. Yakup, İsa’nın kendi kardeşi, önce ona inanmadı. Sonra Kudüs kilisesinin önderi oldu ve inancı yüzünden öldürüldü. Tarihçi Josephus onun ölümünü de kaydeder. İnsanlar yalan olduğunu bildikleri bir şey için ölmez. Bu öğrenciler İsa’yı dirilmiş gördüklerine yürekten inanıyorlardı.

Tanah bunu önceden sezdirir. Davut, “Canımı ölüler diyarına bırakmayacaksın, sadık kulunun çürümesine izin vermeyeceksin” der (Mezmur 16:10). Davut öldü ve mezarı Kudüs’teydi. Yeşaya’daki kul ölümden sonra “ömrü uzayacak” (Yeşaya 53:10). Hoşea, “Üçüncü gün bizi kaldıracak” der (Hoşea 6:2).

Kendisi için Mesih denilen birçok kişi oldu. Bar Kohba savaşta öldü ve hareketi onunla birlikte bitti. Şabetay Sevi İslam’ı seçti. Ölümünden sonra bile Mesih olarak beklenen saygın önderler oldu, ama hiçbirinin mezarı boş bulunmadı. Nasıralı İsa’nın hareketi ise ölümünden sonra başladı ve Yahudilerle başladı.

13“Hristiyan olursam Yahudi olmaktan çıkarım”

Bu korku çok anlaşılır. Yüzyıllar boyunca vaftiz edilen Yahudilerden, halklarını, adlarını ve bayramlarını bırakmaları istendi. Bu bir hataydı. İlk kilisede tartışılan soru, Yahudi olmayanların Mesih’e inanmak için Yahudi olması gerekip gerekmediğiydi. Daha sonra, ne yazık ki, soru tersine döndü: Yahudiler Mesih’e inanmak için Yahudiliklerini bırakmalı mı?

Yeni Ahit’te İsa’ya inanan bir Yahudiye “Artık Yahudi değilsin” diyen tek bir ayet yoktur. “Hristiyan” kelimesi Yeni Ahit’te yalnızca üç kez geçer. İlk inananlar kendilerini yeni bir dinin üyesi olarak değil, İsrail’in Mesih’ine inanan Yahudiler olarak görüyordu.

Bugün de bunun örnekleri var:

  • Edith Stein, Alman Yahudi bir felsefeciydi. Katolik oldu ve Karmelit rahibesi oldu. 1942’de Auschwitz’de, halkıyla birlikte öldürüldü. Kız kardeşine son sözlerinden biri şuydu: “Gel, halkımız için gidiyoruz.” Kilise onu Haçlı Azize Teresa Benedikta adıyla aziz ilan etti.
  • Paris Başpiskoposu Kardinal Jean-Marie Lustiger, Polonyalı Yahudi bir ailenin oğluydu. Annesi Auschwitz’de öldürüldü. Şöyle demişti: “Yahudi doğdum ve Yahudi kalıyorum, birçokları bunu kabul edemese de.”
  • Kudüs’te bugün İbranice konuşan Katolik toplulukları var. Ayinlerini İbranice yapıyor, İsrail’in bayram takvimiyle yaşıyorlar.

İbrahim babasının evinden çıktığında, ailesinden değil putlardan ayrılıyordu. Mesih’e inanan bir Yahudi atalarını terk etmez. Onların umut ettiği Mesih’i bulmuştur. Simeon, Tapınakta bebek İsa’yı kucağına aldığında, bunu İsrail’in “avuntusunu” bekleyen sadık bir Yahudi olarak yaptı (Luka 2:25).

Sonuç

Kardeşlerinin tanıdığı Yusuf

Peter von Cornelius · Yusuf’un Kardeşleriyle Tanışması

Tora’da Yusuf’un hikâyesini hepimiz biliriz. Babasının sevgili oğluydu. Kardeşleri onu kıskandı ve sattı. Yıllarca yabancı bir ülkede, yabancı giysiler içinde yaşadı. Mısır’ı ve bütün çevre ulusları kıtlıktan kurtardı. Kardeşleri sonunda Mısır’a geldiğinde onu tanımadılar. Sonra Yusuf kendini tutamadı ve ağlayarak dedi: “Ben kardeşiniz Yusuf’um.” Ve ekledi: “Siz bana kötülük düşündünüz, ama Tanrı onu iyiliğe çevirdi, birçok insanın hayatını kurtarmak için” (Yaratılış 45:4; 50:20).

Biz İsa’yı böyle görüyoruz. Kendi halkından bir Yahudi. Uzun yüzyıllar boyunca uluslar arasında, onları kurtararak ve ne yazık ki çoğu zaman kendi halkına yabancı giysiler içinde göründü. Biz Hristiyanlar onun Yahudi yüzünü sakladık. Bunun için utanıyoruz. Ama o hâlâ İsrail’in oğludur.

Tapınakta Bebek İsa’yı Kucağına Alan Simeon · Rembrandt

Bir davet

Bu sayfayı okuyan Yahudi dostumuzdan bir ricamız var. Bize inanmak zorunda değilsiniz. Ama şu metinleri, Tanah’ınızı açıp kendiniz okuyun:

Sonra, kimse görmeden, İbrahim’in Tanrısı’na şöyle dua edin: “Tanrım, yalnızca seni ve gerçeği istiyorum. Nasıralı İsa senin Mesih’in ise bunu bana göster ve onu izlemem için bana cesaret ver.”

Tanrı içtenlikle arayanları boş çevirmez: “Beni arayacak ve bulacaksınız, çünkü beni bütün yüreğinizle arayacaksınız” (Yeremya 29:13).

Kilise’nin duası

Katolik Kilisesi her yıl Kutsal Cuma günü, İsa’nın ölümünü andığı gün, Yahudi halkı için şöyle dua eder:

Rab Tanrımız’ın ilk konuştuğu Yahudi halkı için de dua edelim. Tanrı onları, adına olan sevgide ve antlaşmasına olan sadakatte ilerletsin.

Roma Misali, Kutsal Cuma duaları

Tapınakta yaşlı Simeon, bebek İsa’yı kucağına alıp şöyle dedi: “Gözlerim senin kurtarışını gördü. Bu kurtarış, ulusları aydınlatacak bir ışık ve halkın İsrail’in yüceliği olacak” (Luka 2:30-32). Bu sözler hâlâ geçerli. İsa, ulusların ışığıdır. Ama her şeyden önce İsrail’in yüceliğidir.

Kaynaklar

Erişilebilirlik

Sayfayı aç

Gizlilik Politikası

Sayfayı aç

Kaynaklar ve Telif

Yasal Uyarı

Katolik Dünyası, Kanon Hukuku’nun 216. Maddesinin ilk cümlesine uygun olarak yürütülen bağımsız ve özel bir girişimdir. Bu web sitesi, hiçbir kilise makamının veya Katolik Kilisesi’nin resmi bir platformu değildir; resmi bir onay veya kurumsal bir bağlılık taşımamaktadır.

Türkçe çeviriler ve özgün içerik © 2026 katolikdunyasi.com.

Metinler

Bu site için yazılanlar

Diğer bütün yazılar (aziz hayatları, meseller, mucizeler, Kilise’nin tarihi, rehberler, İslam’a Cevap, Ateizme Cevap, Yahudilere Çağrı) Kilise belgelerine ve güvenilir kaynaklara dayanılarak bu site için yazıldı. Bir sayfa belli kaynaklardan yararlandıysa, kaynak listesi o sayfanın sonundadır.

Görseller

Yazı tipleri

Metinler için Lexend, logo için EB Garamond. İkisi de SIL Open Font License ile kullanılır ve sitenin kendi sunucusundan yüklenir.

Son güncelleme: 8 Ekim 2026